Ne biri çıkıp bana kim olduğumu söyleyebilecek ne de bir
zamanlar var olduğumu bilen olacak. Bilinmeyen dağdan
asla öğrenemeyeceğim vadiye indim ve adımlarım, yavaş
günbatımında, ormandaki düzlüklerde bırakılmış izlerdi sadece.
Bütün sevdiklerim beni karanlıkta unuttu.
Öyle bir akşam da gel ki.."
Bir akşam gel diyorum hani.
Öyle bir gel ki; gitmeler utansın gelişinden...
Öyle bir akşamda gel ki; güneş doğmak istemesin gelişinden...
Bir akşam..
Tek bir akşam be..
Sahi, ne kadar oldu kokunu duymayalı?
Ne zamandır kulaklarımda değil sesin?
Kaç zaman oldu da kalbinden çıktı gözlerim.
Öyle bir akşam gel ki;
Başlayalım yeniden yaşamaya.
Biliyorum seninde ruhun vazgeçmiş hayattan.
Hadi gel tanışalım en başından.
Öyle bir akşamda gel ki;
Unutmuş olalım...
Kimse, seni sen olduğun için sevmeyecek; herkes seni, seni sevmenin onlara ne kadar yakışacağını düşündüğü için, yani kendileri için sevecek. Ve bu da demek oluyor ki insan böyle yaparak yine kendini sevecek. Sen hiç sevilmemiş olacaksın hikayenin sonunda.