COŞKUN : Bende Saadet Nineyi çok sevmediğimi sanırdım.Ölüm bile beni yalancı çıkarmak için uğraşıyor. Anlamıyorum. Oyun nerde bitiyor, hayat nerede başlıyor, hiç anlamıyorum. (Cemile hıçkırır.) Hayat nerede bitiyor, ölüm nerede başlıyor? (Pencereye bakar.) Ölümün bize bu kadar yaklaşmasına neden izin veriyoruz anlamıyorum. (Odadakilere döner.) Tedbirlerimizi almalıydık; ölümün bizi böyle en hazırlıksız olduğumuz anda yakalamasını önlemeliydik. (Parmağını sallar.) Bu hepimize bir ihtardır.(Yavaşça kalkar; Saffet oturması için bir işaret yapar, dinlemez. Pencereye yaklaşır, dışarı bakar.) Neden bahçeye bakıyorum, biliyor musun? Ölümü seyrediyorum.
COŞKUN ( Yerine oturur ): Hiç bir şeyin sonunu iyi getiremem. Onu göstermek istedim.
EMEL : Çok güzeldi, yani çok içtendi demek istedim.(Coşkun’un elini tutar.)
COŞKUN (Donuk bir sesle): Şimdi ne yapmalıyım?
EMEL : Ne istersen. Seni dinlemek güzel sende...
SAFFET : Çocukça büyüklük var.(Gülümser.)
COŞKUN ( Endişeyle Saffet’e ): Kendimi rezil mi ettim?
( Okur )
Kendimi rezil mi ettim ey insafsız insanlar ?
Fakat gerçeğin yanında benim ne önemim var ?