"Senin bir iblis olduğunu biliyorum ama numaraların insansın diyor."
"Bazı insanlar sihirli bir numarayı gördüklerinde, "İmkansız!" derler. Alkışlar, parayı sökülür ve on dakikada her şeyi unuturlar. Bazı insanlarsa numaranın sırrını merak ederler. Eve gider, yataklarına yatar, sağa sola döner, nasıl yapıldığını sorgularlar. Bunu akıllarından ancak iyi bir gece uykusuyla atabilirler. Sonra bir de geceyi uyanık geçiren, numarayı tekrar tekrar gözünde canlandıran, o algı hilesini, gözlerinin nasıl kandırıldığını izah eden illüzyondaki o çatlağı arayanlar vardır; işte bunlar, gizemi kendileri de çözene dek durup dinlenmezler. İşte ben bu türdenim."
"Kandırmacaları seviyorsun."
"Bulmacaları seviyorum. Kandırmaca benim anadilim, hepsi bu."
Bir Kumarbaz, bir mahkûm, asi bir evlat, kayıp bir Grisha, katil olan Sulili bir kız, katilden de kötüsü olan Fıçı'lı bir çocuk.
...
Onları birbirine ne bağlıyordu? Tamah mı? Çaresizlik mi? Yoksa bu gece biri ya da hepsi sırra kadem bassa kimsenin arayıp sormayacağı bilgisi miydi sadece?
...
İlk Jesper konuştu. "Yas yok," dedi sırıtarak.
"Cenaze yok," diye karşılık verdiler hep bir ağızdan.