Hayat, magmanın tabanları yakmaya başlayacağı güne kadar var. Daha sonrası yok.Küllerin aşkları, dostları olmaz.El ele bile tutuşmazlar. Rüzgâr izin vermez. Savrulurlar. İnsanlar gibi. Bronzlaşmış tatilcilerin tanımadıkları denizlerin akıntılarına kapılmaları gibi... Yanık kokan bir dünya. Tüten Dumanlı bir hayat. Cehennemden biraz daha serin bir dünya...
Kar yağar. Gömene kadar. Yağmur yağar, boğana kadar.
Rüzgar eser, ayaklarını yerden kesip savurana kadar .
Dinlersen dünyayı, duyacaksın: İnsanoğlu insan , siktir git buradan !
Hortumlar, çığlar, seller depremlerin. Elinde
kürek, savaşırsın.
Burası benim evim diye bağırırsın .Siktir !
Burası hiç bir şey değil ! Dünya , insanın kabuğu değil.
Burası bizim yuvamız değil.Biz , yer çekimi ile dünyaya zincirlenmişiz. Kim bilir nerden kovulduk ?
Cennet mi ?
Hiç sanmıyorum! Hem de hiç !