Oysa insan nasıl olur da bu kan dökmeden, güçlünün güçsüzü, zalimin masumu alt etmesinden, azgın bir köpeğin ürkek bir tavşanı parçalamasından zevk duyabilir?
Milyonlarca çocuğu bozucu, körletici bir eğitimin pençesinde bırakıyorsunuz. Erdem çiçekleri açabilecek bu körpe fidanlar gözlerinizin önünde kurtlanıyor; büyüyüp suç işledikleri zaman, yani içlerine çocukluktan giren kötülük tohumları acı meyvelerini verdiği zaman ölüm cezasına çarptırıyorsunuz onları
Sonra güzel bir şiiri defterime geçirdim:
“Bir saatçik görmesem sevdiceğimi/
Bir yıldır görmemişim gibi gelir /
Böyle kin duyarak yaşamaya/
Sorarım, yaşamak mı denir?"
Herhalde Puşkin'in.