"Kendini bildiğinden bu yana didinerek kurmaya çalıştığın konforlu hayat meğerse bir kuruntudan,zayıf bir örümcek ağından ibaretmiş;yaşamak,karanlık bir denizin kıyısında yürür gibi kaybolmanın kıyısında yürümekmiş;insanın kendisiyle mesafesi, dünyanın geri kalanıyla arasındaki mesafeden daha büyükmüş. Yalnızlık,hayatın içindeki küçük bir parça değil,hayatın kendisiymiş."
"... nasıl gözleriniz görmeye, kulaklarınız duymaya yarıyorsa, insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör bir insan için gökkuşağının renkleri ve sağır bir insan için kuş sesleri nasıl boşunaysa, bütün bir yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. Ama ne yazık ki düzgün atmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır.”