Bir şeyle ilgili deneyime sahip olmak demek, "onun bizim başımıza gelmesi, bize isabet etmesi, üzerimize çökmesi, bizi alt üst etmesi ve dönüştürmesi" demektir. Deneyimin özü, acıdır. Oysa aynı, acı vermez. Bugün acı, yerini aynıyı devam ettiren like'a bırakır.
Bugün, ötekinin negatifliği, yerini aynının pozitifliğine bırakıyor. Aynının aşırı çoğalması, toplumsal gövdeyi etkileyen patolojik değişikliklere sebep oluyor. Dünyayı hasta eden şey, mahremiyet ve yasaklama değil, aşırı iletişim ve aşırı tüketim; bastırma ve olumsuzlama değil, her şeye izin verme ve her şeyi olumlamadır. Zamanımızın patolojik alameti bastırma değil, depresyondur. Yıkıcı baskı ötekinden değil, içten gelir.
Kronik siyasi ve ekonomik belirsizlik, şehrin kenar mahallelerinde biriken insanları öfkeden patlamaya hazır yığınlara dönüştürmekte ve empati duygusunu da köreltmektedir.