Bahar

Bahar
Kitapları çok seven bir öğretmen güncesi…
"Kadınların yaşlarını yıllarla değil de, savaştan kalmış yara izleriyle saymaları da iyi bir fikirdir. İnsanlar kimi zaman bana "Kaç yaşındasın?" diye sorarlar. "On yedi savaş yarası yaşındayım." derim. Bu cevabım genellikle onları ürkütmez, tersine, uyum gösterecek neşeli bir edayla kendi savaş yarası yaşlarını saymaya başlarlar."
Sayfa 423
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Gözyaşı sizi bir yerlere götüren bir nehirdir. Ağlamak ruhsal hayatınızı taşıyan geminin çevresinde bir nehir yaratır. Gözyaşları geminizi kayalıklardan, kuru zeminden çıkararak nehrin aşağılarındaki yeni bir yere, daha iyi bir yere götürür. Kadınların hiçbir zaman akıtmadıkları okyanuslar dolusu gözyaşları vardır, çünkü annelerin sırlarını ve kendi sırlarını, babaların sırlarını,erkeklerin sırlarını, toplumun sırlarını ve kendi sırlarını mezara götürmek üzere eğitilmişlerdir. Bir kadının ağlaması tamamen tehlikeli olarak değerlendirilmiştir, çünkü ağlamak, taşıdıkları sırların sürgülerini ve kilitlerini gevşetir. Ama aslında bir kadının vahşi ruhu için, ağlamak daha iyidir."
Sayfa 410
"... bir bahçenin ilkbahara hazır olması için, sonbaharda tersyüz edilmesi gerekir. Bahçe her zaman çiçeklenemez. Ama bırakın, hayatınızın alt üst oluşlarını kendi içsel döngüleriniz düzenlesin, dışınızdaki başka güçler, kişiler ya da içinizdeki negatif kompleksler değil."
Sayfa 130
"... kadınların merakına tamamen olumsuz bir anlam yüklenirken aynı özellikteki erkeklere araştırmacı adı yakıştırılmıştır. Kadınların her işe burunlarını soktukları söylenirken, erkeklere öğrenme heveslisi denilmiştir."
Sayfa 66
"Özlemlerimizi ve hayal kırıklıklarımızı gençken olmaya alıştığımız şeylerin, geçmiş yüzyıllarda bilmeye alıştığımız şeylerin kemikleri üstüne ve gelecekte hissettiğimiz diriliş üstüne döktükçe, dört ayak üstüne sağlam dururuz. Ruh döktükçe yeniden canlanırız."
Sayfa 51