Su gibi olanın gücünü hatırlatan bir hikâye bu.
Doğa konuşuyor; taşla, ağaçla, rüzgârla ve suyla… Biz sustukça o anlatmaya devam ediyor.
Defne Kaman’ın izinde; mitolojiyle bugünün, bilimle sezginin, akılla kadim bilginin iç içe geçtiği şamanik bir yolculuk.
Şamanizmde olduğu gibi her şey canlı, her şey birbiriyle bağlantılı ve hiçbir bilgi yalnızca akılda değil; bedende, ruhta ve hafızada saklı.
Kadın sesinin, doğanın ve unutulmuş ritüellerin hatırlatılması bu yüzden bu kadar güçlü.
Uyum, itaat etmek değil; tıpkı su gibi, yolunu bilmek.
Belki de aradığımız cevaplar ileride değil, çok eskide… hatırladığımız yerde.