Allah namazda kendine yalvaranı bilir. Ona secde etmek için yüzünü toprağa süren kimseyi bilir. Yine kendine dua edeni, ondan isteyeni, günahlarından dolayı seher vakti ondan bağışlanma dileyeni bilir, duasına icabet eder ve dilediğini verir. Kulun hüznünü gidermede ona yakınlık ve duasının karşılığını vermekten daha büyük bir şey yoktur. İşte bu anlayışa sahip birisinin huşûsu diğerlerinden farklı olur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hz. Ömer başını önüne eğerek huşû gösteren bir gence şöyle dedi: "Ey genç başını kaldır dış görünüş itibarıyla huşûlu olmak kalpteki huşûyu artırmaz. "
Kim kalbinde huşû olmadığı halde kendini huşûlu göstermeye çalışırsa bu nifak üstüne nifaktır.Asıl huşû kalpte olur ve bununda temeli marifetullah'dır. Allah'ın azametini, celalini, kemalini bilmekle olur. Kim Allah'ı en iyi bilirse en huşûlu kimse o olur.
Müslüman'ın namaz kılarken kalbi ile Allah'a yönelmesi çok önemli bir şarttır. Bu konuda Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurdu:
"Bir Müslüman güzelce abdest alır, sonra iki rekat namaz kılar ve her rekatta kalbi ile kendini tam namaza verirse cennet o kimseye vacip olur".
Allah Resulünün sırdaşı meşhur sahabe Huzeyfe ümmetin huşû konusundaki zaafiyetini şöyle dile getirmiştir:
"Sizin din namına ilk kaybettiğiniz şey huşû olacaktır. Nice namaz kılanlar vardır fakat onda zerre kadar hayır yoktur.Çok kalabalık cemaatler mescitlerde namaz kılacaklar fakat içlerinde tek bir kişiyi bile huşûlu göremeyeceksin".
Ibnu Ebi Şeybe (Musannaf-3488) Ebu Amr eddani (Sünen- 3/534) -Ibnu Ebi Asım (Zühdü'l-Kebir (s:179) - Hâkim (Müstedrek: 4/469) Ayrıca Zehebi bu hadisi sahih kabul etmiştir