James bu düşünceler üzerinde çalışırken Yeni [Deneysel] Psikoloji'de önemli gelişmeler oldu. Berkeley'de Edward Thorndike tavukları, hayvanların bir kolu gagalamasıyla kapısı açılabilen bir kutuya koydu. Kapının dış kısmına tavuklar için yem konuyordu. Thorndike'ın gözlemlerine göre "başta, sistematik olmadığı açık olan birçok hareket denendiyse de sadece aç tavukların yaptığı başarılı hareketler öğrenildi. James buna pek de şaşırmamıştı, alelade biçimde de olsa görüşlerini teyit eden bir deneydi. Tavuklar, eğer kolu gagalarlarsa, kapının açılacağını ve bir ödül olan yemeğe ulaşacaklarını öğrenmişlerdi. James bir adım ileri gitti. Ona göre niyet ve amaçları ne olursa olsun tavuklar, eğer kapının kolunu gagalarlarsa kapının açılacağına inanmışlardı. "Inançları onları harekete geçiren kurallardı." Ve bu kuralların daha geniş kapsamda uygulandıklarını düşünüyordu. "Eğer özgür iradeye sahipmişiz ya da Tanrı varmış gibi davranmanın istediğimiz sonuçları doğurduğunu görürsek, sadece o şeylerin doğru olduğuna inanmakla kalmayız, o şeyler pragmatik olarak gerçek olurlar... 'Gerçek' inanç doğrultusunda iyi olduğunu ispatlamış şeye verilen isimdir. Rahatsız edici olsa da diğer bir ifadeyle gerçek "orada" değildir, "şeylerin aslında nasıl olduklarıyla" hiçbir ilgisi yoktur. James, akla sahip olmamızın nedeninin bu olmadığını söylüyordu. Akıl, Darwinci manada uyum gösterebilir: Düşünce ve davranış arasında belli bir tutarlılık olmasını sağlayarak yaşamamıza (idare etmemize) yardımcı olur.
En tartışmalı olanı James'in bu akıl yürütmesini sezgilere, doğuştan gelen fikirlere uygulamasıdır. Locke tüm düşüncelerimizin duyumsal tecrübelerden kaynaklandığını söylüyorken Kant, bazı temel kavramlarin -örnek olarak nedensellik düşüncesinin- duyumsal tecrübeye dayanamayacağını çünkü