Burçe Öniz

Burçe Öniz
Bazıları kitabı kalınlığıyla ölçer sanki kafayı değil de kolları çalıştırmak için yazılmışçasına..
Dijital İçerik Üretici
Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü
İstanbul
18 Kasım
111 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
''İşte buna asla izin veremeyiz,'' diye cevap verdi Somel sakince. ... ''İzin vermek mi?'' diye sordum. ''Bir annenin kendi çocuklarını yetiştirmesine mi izin vermiyorsunuz.......*22 ''Kesinlikle öyle,'' dedi Somel, ''bu yüce göreve uygun olmadığı müddetçe, kesinlikle olmaz.'' Onlarla ilgili sahip olduğum fikirlere esaslı bir darbe oldu bu. ''Ama ben zannetmiştim ki annelik hepiniz için...'' ''Annelik... yani gebelik, çocuk doğurmak öyle. Ama dizim en yüce sanatımız eğitim ve yalnızca en yüce sanatçılarımıza bu sanatı icra etmeleri için izin veriyoruz.'' ...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Terry'nin bilindik bir annelik anlayışı vardı: kollarının arasında bir bebek ya da ''dizlerinin dibinden ayrılmayan bir sürü velet'' ve annesinin bütün zamnını bu bebeğe ya da sürüye ayırması. Topluma egemen olan, her türlü sanatı ve zanaatı etkileyen, bütün çocukları mutlak anlamda koruyup kollayan, en kusursuz bakımı ve eğitimi sağlayan annelikse annelik değildi Terry'nin gözünde.
''... Kişi başına bir çocuk, annelik dediğim şeyin gelişmesine yetmiyor demek ki.''
‘’Bak şu gökyüzüne, ne görüyorsun? Cam gibi bir deniz... Gözlerinle onun içine girmeye çalış, o mavilikleri yırtmak için uğraş, ne görüyorsun? Mavi... Daima mavi... Değil mi? Sonra, bak ayağımızın altındaki toprağa, ne buluyorsun? Donuk siyah bir renk... Of! O karanlık tabakaları parçalayarak içeriye bir bakış at. İn, in, ne kadar inebilmek mümkünse o kadar in, ne buluyorsun? O siyahlıklar içinde ne buluyorsun? Siyah... Daima siyah. Değil mi? İşte öyle bir şey yazmak istiyorum ki üstüne bakılsa mavi, daima mavi, altına bakılsa siyah, daima siyah…’'
"Mai bir geceyle siyah bir gece arasında geçen şu nasipsiz, talihsiz ömür!..."