"Dışardan, uykulu ufukların garip uzaklıklarından gelen tek tük ve hicran dolu bülbül sesleri, kurbağaların zincirleme, metalik tınılı ahenklerine karışıyor, saf şarap gibi kokan rüzgar hissedilmeyen ve görülmeyen parıltılarla masanın üzerinde, ayın beyaz ışığı altında parlayan notları, kitap yapraklarını titretiyor, sanki demin yaşayan, çırpınan zavallı ölülerin nezih ve nazik matemini gizli ve sır dolu kanatlarıyla yelpazeliyor... Ben ümitsiz ve kederli emellerimizin, arzularımızın, ihtiraslarımızın, mutlak ölümlülüğümüz karşısındaki trajik anlamsızlığını hatırlıyor; boşluklar... Sonsuz ve açık seçik boşluklarla, karanlık ve bilinmez yokluklarla derinleşen bu korkunç uçurumun başında kayıtsız ve şen, aldananlar için, yalancı rüyaların heyecanlı ve aldatıcı beşiğinde mutlu ve habersiz oyalananlar için... Ah zavallı kendimiz için acı ve zehirli gözyaşlarıyla sonsuza dek ağlamak istiyorum..!
"Kitap okumanın zararı da var elbette ; kitap bittiği zaman hayata geri dönüyür ve mecburen yaşamaya devam ediyorsun."
Ne kadar güzel söylemiş. Hangi kitapta yaşamaya devam etmek isterdiniz?
"Birçok hastalıkların sebebini hastanın vücudundan evvel hayatında aramak lazımdır. Yani hastalık çok defa kaderin aksiliklerine karşı ruhun ve onun peşinden vücudun isyanıdır."