Devletinin bekâsını istiyorsan görevini iyi yap, devletler kolay kurulur önemli olan ayakta tutabilmek , milletini devletine bağlı kılmak ve barış içerisinde bir politika yürüterek büyümeye devam etmektir.
Bir devlet adamı senden çok daha lüks bir hayat yaşıyorsa o devletin milleti sen değilsindir o dur .
Ülke içerisinde devletten bağımsız ve devletin bilgisi haricinde oluşan , oluşturulan bütün cemiyet, örgüt, topluluk, tarikat ve sözde meslek grupları bir gün o devletten çıkar elde etmeye çalışır ve toplumun ilerlemesini kendi çıkarına kullanır . Demek oluyor ki sağlıklı ya da sağlıksız , düzenli ya da düzensiz, barışçıl ya da değil tüm bu toplulukların hem toplum hem devlet tarafından kontrol altına alınıp kapatılmasında ve hatta gerekirse etkisiz hale getirilmesinde yarar vardır ki bunun örneklerini geçmişte de günümüzde de fazlasıyla gördük , dinkisvesi altında insanları kutuplaştıran , etnik köken kisvesi altında ayrıştıran kimi zihniyetler güç aldıkları topluma millete , yeterince güçlendikten sonra dönüp kurşun sıkmış, bıçak çekmiştir kuşkusuz .
Diğer yandan toplumun sana bağlı ve ileri görüşlü, sevgi dolu , öğrenmeye aç, ihanete ve cehalete tok ise o topluma hizmet etmek en büyük gayesi olmalı devletin zirâ millet olmadan devlet , devlet olmadan millet uzun ve sağlıklı yaşayamıyor . ( kitabı zaten az çok biliyoruz doğrudan içerik vermek yerine hem kendi fikirlerimi hem de tabi rossue nun yazılarını kaynaştırıp öpüştürmek istedim bu bir incelemedir evet )