📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Daha dün ruhlarının yalnızlığında hasta odalarının loşluğunda çabucak ölmeyi arzulayanlar, başkalarının yaşamını ve mutluluğunu görünce nasıl da yaşamak istiyorlar ?”
“Gittiği zaman içimde bıraktığı yalnızlık dehşete düşürdü beni. Gidişinden iki saat sonra, ayrıldığı yatağın üzerinde oturuyordum hala, bedeninin yerlerini saklayan yastığa bakıyordum, aşkımla kıskançlığım arasında ne olacağını düşünüyordum.”
Bir ay geçti böyle, ama ancak bu kadarına dayanabildim. Marguerite’in anısı yakamı hiç bırakmıyordu. Fazla sevmiştim, fazla seviyordum bu kadını, birdenbire ilgisiz kalamazdım ona. Ya onu sevmem, ya ondan nefret etmem gerekiyordu. Her şeyden önce de, duygum ne olursa olsun, yeniden görmem gerekiyordu onu…
“Hayır,” dedi, “Armand’ı bırakmayacağım, onunla yaşamak için gizlenmeyeceğim. Belki de bir çılgınlık, ama onu seviyorum, ne yapayım? Hem sonra, beni engelsiz sevmeye alıştı artık; günde bir saat bile olsa beni bırakmak zorunda kalmak çok üzer onu. Öte yandan, hüzün içinde yaşayacak, suratını gördükçe yaşlandığım bir yaşlı adamın buyruklarını yerine getirecek kadar uzun değiş benim ömrüm. Parasını kendine saklasın; vazgeçtim gitti’”