’ع
T A W H E E D
HAK BİRDİR, BATIL ÇOKTUR..
(onlar dinlerinin aslını bilmeyince bizim onlara yeni bir din getirdiğimizi zannettiler)
Her hâl geçicidir.
Ömer b. Abdulaziz der ki; “ Nefislerin zorlandığı ameller en faziletli emeklerdir.”
Ebu Bekir el- Verrak şöyle söylemiştir; Allah’a olan yürüyüşünde seni Allah’tan alıkoyan şeyleri terk ederek kendine yardım et. Hiçbir şey seni nefsinin alıkoyduğu kadar Allah’tan alıkoyamaz.
Ebu Ali er-Ruzeba’rii der ki; Nefs, kötü ahlakla yoğrulmuştur. Kul ise edepli olmakla emrolunmuştur. Nefs, tabiatı gereği isyan meydanlarında gezer. Kul ise ona karşı gelmek için mücadele etmelidir. Kul ne zaman ki nefse yardım ederse, o da nefsin bozulmasında ona ortak olmuş olur.
Semnun b. Hamza şöyle söyledi; kulun hakka ulaşabilmesinin ilk yolu nefsini terk etmesidir. Kulun haktan uzaklaşması ise nefsiyle olan birlikteliğinden ötürüdür.
Kız kardeşlerim şöyle bir etüt grubu kursak mı ya?
Birbirimizi teheccüde uyandırsak
Teheccüd sonrası ders çalışsak
Nafile ibadetlerimizi beraber yapsak
Ve tüm bunlar için ajanda tutsak,
Kimler katılmak ister?
Kavramlarımızı vahiyden, yani Kur’ân ve sünnet’ten aldığımız gibi içini de vahyin öğretileriyle doldurmalıyız. Kavramları vahiyden almadığımızda cehalete, içini vahye göre doldurmadığımızda ise anlam daraltarak veya anlam genişleterek tahrife düşeriz. Kur’ân kavramları tahrif edildiğinde dinde sapma başlar. Zira kavramlar tevhid inancının yapı taşları, iman binasının üzerine yükseldiği temellerdir. Kavramlar ilk düğmedir; ilk düğme yanlış iliklendiğinde itikadi ve ameli hatalar peşi sıra gelir. Kavramların tahrifiyle gelen sapma, en tehlikeli sapmadır. Çünkü bu; din ve Allah adına yaşanan bir sapmadır. Şeytan insanı din ile, yani Allah(cc) ile aldatmıştır. Bu tür sapmaları fark etmek zordur.