Nasıl muhtaç olduğumuz havayı istemem demeye, mekân içinde yer işgal etmekten vazgeçmeye kuvvetimiz yoksa, bize verilen bir aşkı almamaya da iktidarımız yoktur.
Bence bir insanı tanımanın bir tek yolu vardır, onu bitmiş kabul etmek. Onu artık yaşamıyor saymak. İnsan ancak böyle bakınca onu olduğu gibi, tamamlanmış olarak görebilir.
Herkes birbiriyle konuşuyor. Lütfen diyorlar,özür diliyorlar,birbirlerine bu küçücük kelimelerle ilmikler atıyorlar. Bu küçücük ilmiklerle yekpare bir dantelâ oluşturuyorlar. O zaman aradaki boşlukların gerekliliğini de anlıyorsun. Her şeyin gerekli olduğunu ve gerektiği kadar olduğunu.