Acılara müptela hayatın,kederlere pervane oluşu kadar kaçınılmazdı bazı şeyler. Bir insanın canını en çok,en sevdiyi insan yakardı. Bir kadının ömrüne karalar bağlayan bir adam, mümkünü yok unutulmazdı. Mühür kazınmış misali... Yürekdeki yeri her zaman baki kalırdı. İster aşk olsun yeri, isterse nefret. Bu kural yıkılmazdı.
Kendisine ihanet etmeyi öğrettiğimiz çocuğun bize ve hayata karşı dürüst olmasını bekleyemeyiz. Ve, sizin karşınızda ezilmesini öğrettiğiniz çocuğun, yarın öbür gün başkaları karşısında da ezilmemesini, omurgası dik, sağlam durmasını beklemeyin. Hayatta başına birbiri ardına kötü şeyler gelen, bizim dışarıdan " Ne kadar da talihsiz insan!" diye değerlendirdiğimiz, çok fazla haksızlığa uğramış,ezilmiş, istismar edilmiş insanların hepsi, çocukken kendilerine öğretilmiş baskıyı,kuralları fazla içselleşdirilmiş, benlikleri ve benliklerini savunma yetenekleri çocukluk döneminde yeterince desteklenmemiş kimselerdir. Bu durumu değiştirebilmeleri için önce, çocukken başlarına ne geldiğini ve neyi "yanlış öğrendiklerini" anlamaları, kabul etmeleri şartdır.