Bazen söylediğimiz şeyler insanların zihnine kendi hayatımızı mahvedecek ağacın tohumunu eker.
"Git"demişti Settarhan, Sofya ise "Gitme".
Settarhan,bu tek kelimelik cümleyi içinden tekrarlayıp duruyordu. Sofya ona "Gitme" derken gitme ihtimalinin mümkün olduğunu öğretmişti."Gitme" diyordu demekki Settarhan gidebilirdi. Gitmedi ihtimal dahilinde olmasa Sofya "Gitme" demez, böyle bir mümkünü onun ihtimalleri arasına yerleştirmezdi. Demek ki gidebilirdi. Demek ki gitmek iradesi dâhilindeydi. Öyleyse gitmeliydi.
Bunu eski bir defterimde buldum bence güzel yazmışım okuyamayanlar için:
Bazen yaptığımız şeylerle başka insanların ruhlarında nelere yol açabileceğimizden haberimiz dâhi yok. Todd haklıydı. Neil'ı Bay Perry öldürmüştü. Asıl cinayet ruhta olandı. Bay Perry Neil'in ruhunu öldürmüştü.
Ve " Oh kaptanım, benim kaptanım!" iyiki vardı. İnsanların hayatlarını değiştiren başka insanlar iyiki varlar. Unutulmamalıdır ki Neil "kaptanım" sayesinde ölü ozanlar derneği sayesinde "öldüğünde hiç yaşamamış olmayı fark etmek" sözünü yaşamadı..
Kitabı az önce bitirdim. Öncelikle gerçekten güzel ve okuma zevki veren bir kitap. Uzun zamandır bu tarz bir kitap okumamıştım. Harika ters köşelere sahip. İlk başlarda Arzu'yu Mehmet öldürdü diye düşündüm ama biraz okuma ilerleyince Ahmet'in şizofren olduğunu falan düşünmüştüm. Sonunu hiç böyle beklemiyordum ama gerçekten harikaydı. Kesinlikle tavsiye ediyorum