Bazen yaşadığımı hatırlıyorum.
Buzdan insanların gölgesinde,
saydam suratların ve kahverengi bulutların,
güneşin uzanmadığı en dip karanlığın,
sarmaşıkların dahi inmeye korktuğu o kuyuların
- başında beklerken..
,, Enes İpek
Birilerinin gözüyle dünyaya bakmadığınız oldu mu? Doğrusu kurduğum hangi cümle bana ait bilmiyorum. Hatta bazen ait olmak yahut oluyor olmak üzerine düşündüğüm olmuştur. Öyle alelade bir düşünüşten bahsetmiyorum. Söylenecek o kadar söz arasında sığındığım gerçek, ne kadar çok ben; o kadar kötü. Ne kadar az ben, o kadar iyi. Bir şeylere sahip olmak gibi bir lanet vardır. Belki de üstadın dediği gibi, nimet sandıklarımız aslında birer beladır. Her gün eve ekmek götürmek üzere girdiğim fırından eli boş dönüşüm kadar acıklı bir hikaye. Fırın, ekmek ve evim arasında kalan tek yalansa, hayali bir poşet taşıyor olmamdır. Ve bu dünyadan götürebildiğim ne varsa hepsini götüreceğim..
Enes İpek