F.B.

F.B.
...yollar benim umudumdur...
Sevgiye ulaşabilmenin başlıca koşulu insanın narsisizmini yenmesidir. Narsisist ortam yalnız insanın kendi içinde olanların gerçek sayıldığı, dış dünyadaki olayların hiç gerçeklik payı taşımadığı, yararlılık ve zararlılık açısından değerlendirildiği bir ortamdır. Narsisizmin karşıtı olan kutup nesnelliktir; nesnellikse insanları ve nesneleri oldukları gibi, nesnel olarak görebilme, bu nesnel görüşün çizdiği tabloyu kendi istekleri ve korkularının çizdiği tablodan ayırabilme yetisidir. Aklını yitirmiş ya da düş güren bir insan; dış dünyayı, kendi iç dünyasının simgeleri, kendi yarattığı şeyler olarak görür; nesnel olarak görmeyi hiç başaramaz. Ama hepimiz az çok aklımızı yitirmiş ya da az çok uykuda gibiyizdir; hepimizde narsisist eğilim yüzünden çarpıtılmış, nesnel olmayan bir dünya görüşü vardır.
Sayfa 112
Psikoloji
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Anne çocuğun bazı bedensel değişikliklerini, isteklerini, huzursuzluklarını, çocuk bunları açıkça belirtmeden önce görür, duyar. Çocuğu ağladığı zaman uyanır; oysa daha büyük bir gürültü onu uyandırmayabilir. Bütün bunlar, annenin çocuğunun yaptıklarına karşı duyarlı olduğunu gösterir; huzursuz ya da üzüntülü değildir anne; uyanık bir dengelilik içindedir; çocuktan gelecek her türlü anlamlı çağrıya açıktır. İnsan da kendine karşı aynı biçimde duyarlı olabilir. Örneğin insan yorgunluğunun da, isteksizliğinin de farkında olabilir; kendini bu duygulara bırakmak, bu durumu olumsuz düşüncelerle desteklemek yerine - bunu yapmak o anda çok kolaydır çünkü - kendine "Ne oldu?" diye sorar. Neden üzgünüm? Kızdığı, hiddetlendiği, düşlere dalmak üzere olduğu ya da başka kaçış yolları aradığı zaman da olur aynı şey. Bu durumların hepsinde önemli olan şey bu duyguların bilincinde olmaktır; bulunabilecek binbir yol arasından birini seçip bunları akla uydurarak aldatıcı bir çözüm yolu bulmak değil; bundan başka içimizden gelen sese de açık olmamız gerekir; içten gelen bu ses bize - çoğu zaman hemen - neden huzursuz, üzgün ya da kızgın olduğumuzu bildirir.
Sayfa 110
Psikoloji
Sabrın ne demek olduğunu anlamak için yürümeyi öğrenen çocuğa bakmak yeter. Çocuk düşer, kalkar, gene düşer, kalkar, gene düşer; gene de yürümeye çalışır, yavaş yavaş öğrenir, sonunda bir gün artık hiç düşmeden yürür. Büyükler de kendileri için önemli olan sonuçlara erişmek amacıyla çocuktaki bu sabır ve yoğunlaşmayı gösterebilseler neler başarabilirler!
Sayfa 109
İnsan ve Hayat
Hangi eylem olursa olsun yoğunlaşılarak yapılırsa (sonradan insanın üstüne doğal ve yararlı bir yorgunluk çökse bile) daha uyanık kılar kişiyi; oysa yoğun olmayan her eylem insanı uyuşuklaştırır - bununla birlikte günün sonunda uyumayı güçleştirir.
Sayfa 108
İnsan ve Hayat
Başkalarına dikkatle eğilmek demek her şeyden önce dinlemeyi bilmek demektir. İnsanların çoğu başkalarını dinler görünür, giderek öğüt bile verirler; ama gerçekte dinlemiyorlardır. Karşıdaki insanın söylediklerini ciddiye almadıkları gibi kendi yanıtlarını da ciddiye almazlar.
Sayfa 108
Psikoloji