F.B.

F.B.
...yollar benim umudumdur...
İnancı ve gözüpekliği öğrenmek günlük yaşamdaki küçük şeylerle başlar. İlk adım insanın inancını ne zaman, nerede yitirdiğine dikkat etmesi, bu inancı yitirdiğini ne gibi akla uydurmalarla örtmeye çabaladığını görmeye çalışması, ne zaman korkaklık gösterdiğini, bu korkaklığını nasıl akla uydurduğunu anlamasıdır; her inanç yitikliğinin bizi nasıl zayıflattığını, git gide artan bu zayıflığın da gene kısır bir döngü gibi, nasıl yeni inanç yitikliklerine yol açtığını görmesidir. O zaman insan şunu da fark edecektir: İnsanda bilinçli bir sevilmeme korkusu varken, gerçek ama çoğunlukla bilinçsiz olan korku, sevme korkusudur. Sevmek kendini hiçbir güvence olmaksızın adamak, sevgimizin sevdiğimizde sevgi uyandırmasını umarak kendimizi bütünüyle ona vermek demektir. Sevgi bir inanma işidir; inancı az olanın sevgisi de azdır.
Sayfa 120
Hayata Dair
Reklam
İnanç için gözüpeklik, tehlikeleri göze alabilmek, acı ve umut kırıklıklarına hazır olabilmek gibi nitelikler gereklidir. Yaşamın temel koşullarının emniyet ve güvenlik olduğunda direnenler inançlı kişiler olamazlar; uzakta durma ve mal mülk edinmenin güvenlik aracı olduğu bir savunma duvarının ardına saklanan kişi kendi kendini tutsak etmiş demektir. Sevilmek, sevmek, gözüpeklik gerektirir; bazı değerleri en üstün değerler olarak kabul edebilme - ve gereken atılımı yapıp her şeyi bu değerler üzerine kurabilme - gözüpekliği ister.
Sayfa 119
Hayata Dair
Kendi varlığımızın sürekliliğine inancımızı yitirirsek var olma duygumuz tehlikeye düşer; başkalarının boyunduruğu altına gireriz; ondan sonra da artık var olmamız o insanın ağzından çıkacak sözlere bağlı kalır. Ancak kendilerine inanan kimseler başkalarına da inanç duyabilirler; çünkü bugün nasıl bir kişiyse yarın da aynı olacağından ancak böyle birisi emin olabilir; gelecekte nasıl düşünüp nasıl davranacağını ancak o kestirebilir. Kendine inanmak söz verebilmek için gerekli bir koşuldur; bu yüzden Nietzsche'nin de dediği gibi insan söz verme yetisi olan kişi olarak tanımlanabilir; inanç insanın var olma koşularından biridir. Sevgiyle ilişkisi açısından bu, insanın kendi sevgisine inanması, kendi sevgisinin başkalarında sevgi yaratabilmesi, güvenilir bir sevgi olması demektir.
Sayfa 117
Psikoloji
İnsan ilişkileri söz konusu olduğunda inanç, önemli dostluk ya da sevgi bağlarında kaçınılmaz bir özelliktir. Başka bir insana "inanmak" demek, onun temel davranışlarının, kişiliğinin özünün, sevgisinin güvenilir ve değişmez olduğundan emin olmak demektir. Bununla bir fikir değiştirmeyeceğini söylemek istemiyorum; değiştirebilir elbette; ama temel davranışlar aynı kalır; örneğin o insanın yaşama ve insan onuruna duyduğu saygı kendisinin bir parçasıdır, değişmez.
Sayfa 116
Psikoloji
Akla uygun olmayan inanç, bir şeyin, yalnız yetke ya da çoğunluk öyle dediği için doğru sayılmasıyken akla uygun inanç, çoğunluğun fikri ne olursa olsun insanın kendi yaratıcı gözlem ve düşünme gücüne dayanan bağımsız bir güven duygusundan doğar.
Sayfa 116
Düşünce
Reklam