Tembellik etme isteği yaşamın sıkıcı tekdüzeliğine bir karşı çıkmadır. İnsan, enerjisini günde sekiz saat kendisini ilgilendirmeyen amaçlar peşinde, kendi istediği biçimde değil de işin temposunun çizdiği yolda harcamaya zorlandığı için başkaldırır; bu başkaldırma da çocukça bir kendini bırakma biçiminde olur. Sonra insan, üstünlüğe karşı giriştiği savaşta akıldışı yetkelerin dayattığı disipline de, kendi kendine koyduğu akla yatkın disipline de güvenini yitirmiştir. Oysa bu disiplin olmazsa yaşam darmadağın olur, karışır, belli bir şey üzerinde yoğunlaşamaz.