F.B.

F.B.
...yollar benim umudumdur...
10/10
·184 syf.·
2023 4. kitabı
"İnsan varolduğu günden bu yana sürekli olarak, içinde yaşadığı dünyayı ve evreni tanımaya ve anlamaya çalışmış, ancak bu çabası içinde en az tanıyabildiği varlık yine kendisi olmuştur." İnsan Olmak, bizi bu sözlerle karşılıyor. İnsan; Engin Geçtan'ın da tabiriyle hem yapan hem bozan hem seven hem kıran... İnsan doğasının temelini psikiyatri çerçevesi içinde ve gerçekçi iyimserlik ile ele almış olsa da - özellikle varoluş psikolojisinin önemli ölçüde etkisinde kaldığı görülüyor ki bunu kitapta da dile getirir - Geçtan, bu sınırların da insanı anlamak için yetersiz kaldığını düşünüyor. Sahi, tüm bu bilimlerin varoluşu; tarih, edebiyat, felsefe, teoloji, antropoloji... Hepsi insan için değil de ne? Öyle ki insan, bu bilimlerin ortaya koyduğu bilgilerle bilinebilir/ kavranabilir bir niteliğe sahiptir. Ancak kaçınılmaz olan, insan yine de her zaman çözülmeyi bekleyen bir sır olarak kalmaya mecburdur. Erich Fromm Sevme Sanatı'nda buna dair şöyle der: "Biyolojik yönleriyle yaşam bir mucize, bir giz olmaya devam ederken, insan da onu insan yapan yönleriyle büyük bir giz olarak kalır. Kendimiz hakkında bin kat çok şey bilsek, sonuca erişemeyiz gene de. O zaman bile kendi kendimiz için bir bilmece olarak kalırız; tıpkı öteki insanların bize göre birer bilmece olmaları gibi. " Sahiden, bizler farkında olmadan bu gizin ardından sürükleniyoruz sanki... Sizlerle Geçtan'ın kitapta yer alan aforizma niteliğindeki iki alıntısını paylaşmak isterim. İlki “Dünyada iki tür insan vardır: Yaşayanlar ve yaşayanları seyredip eleştirenler. Seyretmek ölümü, katılmak ise yaşamı simgeler!” Bu satırlar bana Ataol Behramoğlu'nun çok sevdiğim ve kıymetli bulduğum Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var adlı şiirinde geçen şu dizeleri anımsattı: Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın mı
İnsan
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,5bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yalnızlık duygusunun bilinçte belirmesi huzursuzluk yaratır; gerçekte bütün huzursuzlukların kaynağı budur.
Sayfa 17
İnsan ve Duygular
İnsan, aklıyla her şeyin üstündedir; kendisinin bilincinde olan yaşamdır; kendisinin, öteki insanların, geçmişinin, gelecekte olabileceklerin farkındadır. Kendisini ayrı bir bütün olarak görmesi, payına düşen yaşam süresinin kısalığını bilmesi, istemeden doğduğunu, istemese de öleceğini, sevdiklerinden önce öleceğini ya da sevdiklerinin onu bırakıp gideceklerini düşünmesi, yalnızlığının, ayrılığının, doğanın, toplumun güçleri karşısında çaresizliğinin bilincinde olması; bütün bunlar onun ayrı, bütünlenemeyen varlığını dayanılmaz bir hapishaneye çevirir.
Sayfa 16
Birey olsun, tüm insanlık olsun doğmakla, kesin olan, içgüdüler ölçüsünde kesin olan bir durumdan kesin olmayan, belirsiz ve açık bir duruma atılmıştır. Yalnız geçmişte vardır kesinlik — gelecekteki tek kesin şeyse ölümdür.
Sayfa 16
Hayat ve İnsan