ikisi karşı karşıya oturdukları zaman birbirlerine bakmadan görüyor , birbirlerini hissediyorlardı. Ayşe’deki bu duygunun açık ve bilinçli olduğuna inanmıyordum. Fakat İhsan rıhtımda ona araba kapısını açtığı an, hayatta başka şeylere yer kalmayacak kadar gözünün ve gönlünün görüş alanını Ayşe’yle doldurmuştu
Güçlü bir el silkeledi beni sonra
Sanırım Tanrı'nın eliydi.
Sayamadım kaç ah döküldü dallarımdan.
Binlerce yeşil gözü olan bir zeytin ağacı gibi,
Çok şey görmüşüm gibi,
Ve çok şey geçmiş gibi başımdan,
Ah.. dedim sonra
Ah!