Ağaçların insanlara pek de dost olmadığını anlatan bütün hikâyeler Caspian'ın aklına üşüştü. Hele bir Telmarlı; yabani olan her şeye düşman, fırsat buldukça ağaçları kesen ırktan biriydi.
Bazı toplumlar ise gençliği, güzelliği, sağlığı, zenginliği, nüfuzu, başarıyı mutluluk sağlayabilecek öğeler gibi görür ve bu yaklaşım aslında genç, güzel, zengin, nüfuzlu olmayan, başarıdan da nasibini alamayan çoğunluk tarafından çok acı bir şekilde algılanır. Bu tür olguların bitkinlik yarattığı, insanların mutsuzluğuna neden olduğu kuşku götürmez.
Kavmin başlıca günahları putperestlikten, dini riyakârlıktan kaynaklanıyordu, ancak peygamberlerin en büyük kaygısı bugünkü deyimle ''sosyal ahlak''tı. Yoksulu gözetmeyen zengin, güçsüze karşı güçlüyü kayıran yargıçlar, kokuşmuş rüşvet düşkünü devlet memurları, alıcıyı aldatan satıcılar, kişisel çıkarları için Tanrı mesajını yozlaştıran dini önderler, yetimlere, dullara, yabancılara kötü davrananlar vs. peygamberlerce şiddetle kınanmıştır.