Bugün benim günüm.
Geçen bir yılın yükünü de, öğrettiklerini de yanımda taşıyorum.
Kolay olmadı, bazen kırıldım, bazen vazgeçmek istedim… ama buradayım.
Hâlâ ayaktayım. Hâlâ umut edebiliyorum.
İyi ki doğdum.🤓
IBS ve anksiyete dolayısıyla kendimi çok kötü hissediyordum. Fakat bedenimi çalıştırdıkça ve kendime yumuşak davrandıkça hayatım daha tatlı bir hal almaya başladı. Disiplin ve denge çok önemli bir şey bunu fark ettim.
Akıl hastanesinden çıktım. Bu bir aylık süreçte doktorlar ve hemşireler tarafından, depresyonum dolayısıyla yapamadığım (duş almak, yemek yemek, uyumak vb.) şeyler yüzünden sayısız defa aşağılandım. Hastanenin bana kattığı tek şey örgü örmeyi ve işleme yapmayı öğrenmek oldu. İçeride bol bol kitap da okudum. Umarım akıl sağlığınızı korur ve buraya hiç düşmezsiniz. Dışarıda olduğum için mutluyum.
Oyuncak askerlerim ve kızılderililerim vardı. Ev terliklerini parke üzerinde gemi diye yüzdürür bazense bazı filmleri oyuncaklarımla tekrar canlandırırdım. Hey gidi günler.. Mahallecek akşamları saklambaç oynamayı severdim bir de. Onun tadı bambaşkaydı...