...sanki çok önemli bir işim daha vardı ve ben onun ne olduğunu bir türlü hatırlamıyor, ya da her an biri beni çağıracak da düzenim altüst olacakmış gibi ruhumu hafakanlar basıyordu.
Bir kadını yıllar sonra yeniden bulabilir, bir anda karşısına çıkıp yalvarırcasına gözlerinin içine bakabilir, af dileyebilir, hatta onu ikna edip bir şekilde hayatına tekrar sızabilirdiniz.
Ama zamanın herkesten eksilttiklerini, bir şeylerin hep yarım kalacağını; yıllar önce şefkatle tutulan bir elin, sevgiyle, adeta tutkuyla bakan o gözlerdeki ışıltının eskisi gibi olmayacağını da peşinen kabul etmek gerekiyordu ve galiba hep sinden öte en çok bu ihtimalden korkuyordum.
Dünya, yıllar önce alınmış, bir süre kullanılıp sonra şifresi unutulmuş, belki de kapasitesi az bulunmuş, muhtemelen bir başkası açılmış posta hesaplarıyla doluydu