LâL

Yerli yersiz kavga etmenin, bulanık bir geçmişin hesabını görmeye çabalamanın, ağzı kapalı bir kuyuya sakladığımız geçmişimize seslenmenin, uçurumdan aşağı yuvarlanmış kocaman bir kayayı sırtlayıp geri dönme­nin ne yeri ne de zamanıydı.
Sayfa 32 - İletişim Yayınları
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ne söylese, hayatla ilgili han­gi sırrı fısıldasa artık hiçbir işe yaramayacağını fark edercesi­ne, cümlenin devamını yutup ağzını sıkıca kapadı.
Sayfa 30 - İletişim Yayınları
Ne konuştuğumuzu (konuşur muyduk sahi?), neler yaptığımızı pek hatırlamıyorum.
Sayfa 25 - İletişim Yayınları
Babamın ce­keti; işten, kahveden, pazardan veya bütün gün gezip dolaş­tığı sokaklardan dönüp kapı girişindeki askıya rastgele ası­lan bütün baba ceketleri gibi kederle bana bakıyordu sanki.
Sayfa 23 - İletişim Yayınları
- Yahu Mahmut, senin ikide birde anlattığın o Kristof Kolomb neresini aramıştı? dedi. - Hindistan'ı, dedim. - Neresini buldu? diye sordu. - Amerika'yı, diye cevap verdim. - Hey gidi gençlik, hey! dedi, ben de senin yaşında iken neler de neler ummamıştım . İş aramaktan Hindistan'ı aramaya vakit mi kaldı?
Sayfa 118 - Bilgi Yayınevi