İnsan tek olmadığını anlamamış, anlayamamışşa ve anlayamıyorsa, Dünyâ, gerçekten de, çok, çok büyüktür; çünkü insan, zamana ve mekâna göre çok, çok küçüktür, ha var, ha yoktur.
Ve, öyle insanlar umutsuzdur, umutsuzluk delisidir; güçlerini, kuvvetlerini, yeteneklerini, bahtlarını har vurup harman savururlar.
Ve, öyle insanlar yatsıda doğar, sabah ezanı okunmadan, şafak sökmeden ölür.
Bir arkadaşınızın başının dertte olduğunu duyarsanız, onu teselli etmeye kalkmayın. Size rahatının çoktan yerine geldiğini söyler. Eğer arkadaşınızın bir
konuda şansı yaver giderse, onu nasıl tebrik edeceğinize de
dikkat edin. Bu konudan bahsetmeniz bile onu hayrete düşürür. İşte böyle; Paris’te, hayatlarımız koca bir maskeli balodan ibaret.
Ne de olsa, kederi örtmek için neşe maskesi ya da neşeyi örtmek için hüzün,
bıkkınlık ya da umursamazlık maskesi takmadan kimse gerçek bir Parisli olamazdı.