Avrupamız girdapları olmayan bir kıta, tezatsız ve tek boyutlu; bir kartpostal Avrupa'sı. Coğrafyamızda tek kıta vardı, kafatasımızda tek yarımküre. Türkçe konuşan birer Fransız'dık.
Ama gemi su almakta devam eder. Maddecilik keşişlerin kara cübbeleri altında imparatorluğun dört bucağına taşınır. Tarihinden koparılan aydın, toprağından, hatıralarından, hikmet-i vücudundan koparılır.
Bir zelzelenin içindeydik. Ne kanun-u kadim kalmıştı ne deb-i dirin.( eski töreler) Köprüler atılmıştı, geriye dönülemezdi artık. Yaşamak için yenileşmek lazımdı. Nereden ve nasıl başlayacaktık?