Avam anlamaz bizi diyorduk; avam, yani kendi insanımız, tarihinin ve edebiyatının dışındadır, kendine kadere hapsetmiş. Yükselen bir medeniyet için kurşun işlemez bir zırh olan kadar inancı, çöken bir toplum için yüklenen ağırıdır. Yığını kavganın, yani hayatın dışına iten bu teslimiyetin kaynağı tevekkül değil, tereddidir. Ve... kaçıyorduk.