Mâverâ

Puan vermedi·223 syf.··
2020 34. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2020 13:58
Kitabı okurken bir miktar zorlansam da temel kaideleri içerdiği için vaz da geçemedim. Kitabı gündemime alma sebebim siyer vakfının hicri 1442 yılını ahlak yılı ilan etmesiydi. Ahlâk çalışmalarının en yoğun yapıldığı zamanlar, ahlakın en çok dejenere olduğu zamanlara denk gelir.Hele ki toplumca yozlaşılan şu çağda.. Ben her insanın kendi küçük dünyasında da bu durumlara rast geldiğini düşünüyorum, hepimiz başımıza gelen her olayı profesyonel bir yöntemle, başarıyla atlatamıyoruz; başa dönüp analizlere başvurma ihtiyacımız hasıl oluyor. Kitap( ders kitabı olduğu için belki de) kritiğe ihtiyaç hissettirdi bende. Ancak dinleme fırsatı bulabildim, kritik sonrasında bir çok soruma da cevap bulmuş oldum:youtu.be/srePlbDpRdc
AhlakNurettin Topçu · Dergah Yayınları · 20191,265 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Mâverâ

, bir kitabı okumaya başladı
Ali Yurtgezen
9.3/10 · 169 okunma
Bir Arap çölden Medine'ye gitmekte iken şehrin yakınlarında iki adamın çalıştığını gördü. Bunlardan biri balçık yoğuruyor; öbürü kerpiç kesiyordu; tuğla yapıyorlardı. Arap açtı; çalışanlardan yiyecek istedi. onlarınsa biraz kuru ekmekten başka şeyleri yoktu. Onu verdiler;lakin bu ekmek yenemeyecek kadar kuru ve lezzetsizdi. Açlığını onunla gideremeyen adama, biraz daha sabredip Medine'ye gitmesine ve tarif ettikleri yere giderek durumunu anlatmasını, orada kendisine yiyecek vereceklerini söylediler.Yolcu, Medine'de kendisine tarif edilen yeri buldu ve orada bol ve lezzetli yemeklerle karnını doyurdu. Çıkarken gizlice o güzel yiyeceklerden birazını torbasına attığını garsonlar gördüler. Kendisine "Bunu yapma istediğin zaman gel burada karnını doyurursun" dediler. Bunun üzerine yolcu "kendim için değil çölde rastladığım adamlar için alıyorum. Onların yenecek ekmekleri bile yok!" deyince kendisine güldüler ve dediler ki :"Onların biri halife Ömer biri de Ali'dir. Bu imaret Ömer' indir. h Halife maaşını buraya bağışlamıştır. Burada fakirlerin karnını doyurur; kendisi de o gördüğün şekilde elinin ekmeği ile geçinir. "
Kaç dostum yalnızlığına kaç: Seni mikrop saçan sinekler tarafından öldürülmüş buluyorum. Rüzgarın sertlikle ve kuvvetle estiği yere kaç! Yalnızlığına kaç! Küçüklerin ve acınmaya değer olanların çok yakınlarında yaşadın. Onların görünmeyen intikamından kaç. Onlar senin için intikamdan başka bir şey değildirler. Onlara karşı kol kaldırma! Onlar kalabalıktır ve senin kaderin sinek kovuculuk değildir.
Ey hakikat aşığı,bu mutlak ve sıkıştırılmış ruhları kıskanma. Hakikat hiçbir zaman anlaşma bilmeyenlerin kollarında kalmadı.