İnsan yaşamla nasıl birleşeceğini seçebilendir. Tepki verip direnen değil. İşte böyle teslimiyetle akabildikçe kurbanlığın azalır. Zira suyun üzerinde kalmanın sana bağlı olduğunu görürsün, hem de her dalga durumunda. Palavraların azalır, rahatlarsın. Biraz daha sevgi olursun. Biraz daha BİR olursun...
Çünkü yaşam işleyişi öyle bir tasarlamış ki, sen sen olmadan mutlu yani bütün olamıyorsun. Kendine kayıpsın. Hep bir boşluk. Hep bir boşluğu doldurabilme arayışı...
"İkra mı?
İkra etmek okumak demek. İşte kendini yaşamda okuyup gerçekleştirmezsen de yaşamdan ne alırsan al, zaten mutlu olamazsın. Geçici olur. Bütünlüğüne geri dönersen de zaten hep mutlusundur."
"Her bir insanın hikâyesi, bizi kendi başımızdan geçen olaylar kadar ilgilendirirdi. Yeter ki kendi gerçekliği içinde kavransın. Her hikâye, sonuçta insan varoluşunun bir hikâyesi değil miydi? Ve akıp giden hayatın..."