Bacaklarımı aralayarak masanın üstüne oturdum, çizmemin topuklarını masanın tahtasına dayadım ve cinsel organımı herkesin görebileceği biçimde açtım. Roberto sandalyesini yaklaştırdı, yanmakta olan mumu, aydınlatması için önüme doğru yaklaştırdı. Gözlerini bir sarmakta olduğu sigaranın kokulu otuna, bir "Gizem"ime doğru çevirerek sigara kâğıdını kıvırıyordu. Gözleri parlıyordu.
"Kendine dokun!" diye emretti. Parmaklarımdan birini, yavaşça, dudakların arasından içime doğru sokmaya başladım. Ot içme işleminden, cinsel organımın görüntüsüne yoğunlaşmak üzere vazgeçti.
Bir parmağın yavaşça "Gizem'imden içeriye doğru kaydığını hissettiğim an, bütün bedenime ateş bastı ve o an, mantığın beni yavaş yavaş terk ettiğini anladım. Ellerinin tutsağı olmuştum ve hâlâ kim olduklarını ve nasıl birileri olduklannı merak etmeye devam ediyordum.
Klitorisimi sabit bir ritimle emmeye devam edince boğuk bir çığlık atarak bir kez daha geldim. Elini oynatıp beni genişleterek üç parmağını daldırdı içime.
Arkamdan bir dilin omurga kemiklerimi yaladığını hissettim. Şimdi, kendimle ilgili gözümde canlanan görüntü, daha da baştan çıkarıcı olmaya başlamıştı. Gözleri kapalı, yarı çıplak.. Beni yalayan, okşayan, bedenimi tüketen beş adam. Ben onların ilgi odağıydım ve onlar arzu hücresinde yapılmasına izin verilen her şeyi bana yapıyorlardı. Tek bir konuşma yoktu, yalnızca iniltiler ve dokunuşlar vardı.
Bardağı ağzıma yaklaştırdı ve yavaşça bana sunulan viskiyi yudumladım. Dudaklarımı yaladım ve bir başka ağız tutkuyla beni öptü. Eller beni okşamaya, barmen içkiyi içirmeye devam ediyordu. Dördüncü erkek de beni öpüyordu.