Yatmadan Önce 100 Fırça Darbesi

5,1/10  (166 Oy) · 
929 okunma  · 
64 beğeni  · 
5.543 gösterim
Melissa: genç bir kız ve günlüğü.
Sevgi, aşk, kendine güven, arkadaşlık, cinselliğin keşfi, duygusal gel gitler, arayışlar ve kayboluşlar... Dürüst, açık, çekici, düşündürücü, insanın içine işleyen ve herşeyden öte cesur itiraflar...
İtalyada Susanna Tamaro'nun kitabı kadar satan bu kitap ailelerin çocuklarıyla konuşmadıkları, öğretmedikleri tek konudan bahsediyor:cinsellik

"Gözalıcı bir şekilde kendinden emin olan bu lise öğrencisinin itiraflarının yarattığı şok dalgaları hala gündemde."
The Times

" Çaresizliği açığa vuran, aslında acı dolu bir kitap bu; Melissanın neden kendini böylesine bıraktığını anlamak, derinliğini çözmek benim için kolay olmadı ancak beni yüreğimden yakaladı."
IlNuavo

" Çok büyük bir etkisi olan küçük kitap."
New York Times

Yatmadan Önce 100 Fırça Darbesi, İtalya'da 1.000.000 adet satıldı. İtalya,
İspanya, Fransa, Almanya, Amerika, Kanada, Rusya, Yunanistan, İngiltere'nin de aralarında olduğu 26 ülkede satış rekorları kırdı. Film hakları Francesca Neri tarafından alındı.


Melissa Panarello 3 Aralık 1985 yılında Sicilya Adasında bulunan Katanya kentinde doğdu. Dört yaşında yazı yazmaya başladı. Dokuz yaşında "Meleklerin Uçuşu" isimli bir roman yazmıştı. On iki yaşındayken Nazizmi anlatan yazısı ile Newspaper Game yarışmasında ikincilik kazandı. Okulu yarım bıraktı. Özel dersler alarak eğitimini sürdürüyor. "Max" ve benzeri dergilere yazılar
yazıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2012
  • Sayfa Sayısı:
    155
  • ISBN:
    9789756287293
  • Çeviri:
    Nilüfer Uğur Dalay
  • Yayınevi:
    Okuyan Us Yayınları
  • Kitabın Türü:
ANIL AKCAN 
 15 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Anlayamadım... Kitap güzeldi arkadaşlar. Genel olarak kitap ne kadar eleştirilse de bu eleştirilerin, "olması gereken" tarzında olmadığına inanıyorum. Anlatılanların libidolarımızı harekete geçirdiği ve bu durumda da bayanları sosyal ortamlarda kızdıran bir durumun varsıllığını ispat eden bir kitap. Orgazm olmaktan, sexten, arzulamak ve arzulanmaktan korkan toplumsal kalıpların gereği olarak yapılan acımasız yorumları okuyunca, şaşırmadım tabi ki. İşin garip tarafı yazarın cesaretine hayran kaldım. Çünkü içimizde böyle yazarlar yok denecek kadar yok işte. Neyse...

Kitaptan anladığım...

Aile içi yaşamın, özellikle ebeveynin çocuk üzerindeki etkisi doğrultusunda, çocuğun kronik depresyon yaşaması, ailenin bunu fark etmemiş olması, yine çocuğun sevgi açlığını kendisini keşfederek cinsel sapkınlıklara yönelmesinin özetidir. Yazar kendisini olgun ve iyileşmiş bir insan olarak yaptıklarını acımasızca eleştirirken, biz onun namussuzluk yaptığını görüyoruz. (: komik.

Melissa, toplumumuzda sapık diye yaftalanan insanların örneğini yansıtır. Aslında herkes içinde bir Melisa barındırır. Fakat bizler Ego denetimini ve kontrol mekanizmasını bilişsel altyapımızda sağlamlaştırmışızdır. Eğer ortada bir suçlu varsa da bunun nedenini ailesine bağlıyorum. Bence Melisa çok iyi bir anne olurdu. Çünkü kendi eğilimlerininin sonucunun, ailesine bağlarken, onlara kızmıyordu. Çok ilginçtir... Bunu yapmaması onun aslında vicdan sahibi ve kendisini kontrol edemeyen obsesif-nemfomania olduğunu(dürtülerine saplantılı cinsel eğilimli) gösterir. Super-ego' sunun hâlâ zarar görmemiş olması da ona kızmama engel olan sebeplerdendir. Ana hatlar bakımından çok fazla cinsel konulara yer verilmiş. İçsel konuşmaların daha fazla olması gerekirdi. Ama bu onun kitabının ufak tefek pürüzleridir kanımca.
Özellikle Türk toplumundaki her anne-babanın kendilerini sorgulayacakları bir kitap olması itibarıyla, "penisiyle düşünmeyen erkek evlat" yetiştirmek açısından da yararlıdır.

İyi okumalar...