Annemizin söylediği tavuğu dolaptan çıkartmayı unutunca korkarız, dönem projemizin teslim tarihini kaçırınca korkarız, yüzümüze hızla bir şey gelince korkarız. Gündelik yaşantıdan korktuğumuz bazı şeyler bunlar, peki sizce ortak noktası nedir? Kendimiz. Bu maddelerin sonucundan korkarız çünkü asıl hedef biz oluruz. Ufak bir örnek vermek gerekirse proje ödevinizin teslim tarihini unuttuğunüzda yanınıza birini alırsanız daha rahat hissedersiniz korku paylaştıkça hafifler peki bu korkuların bir kısmını başkalarına yüklemek ne kadar doğru? Korkan kişi kendine odaklıdır, deprem olduğunda kedisini değil kendisini kurtarır. Öte yandan korkunun "farklı" bir şekli daha vardır, yola doğru koşan bir çocuk görünce korkarız, annemiz camı silmek için pencereye çıkınca korkarız, köpeklerin sıkıştırdığı bir kedi görünce korkarız. Bunlar bizi dolaylı yoldan etkileyen korkulardır e peki neden bunlardan korkuyoruz, doğrudan etkilenen biz değiliz? Bunun cevabı da bence empati yapmaktan geçer. Empati yapan kişinin kafasında artık ana karakter "o" değil "ben"'dir. Kendisidir. Kaybetmekten de korkarız aslında. Peki insan neyi kaybetmekten korkar? Deger verdiği şeyi. O mutluluk kaynağıdır, huzur buldugudur, yaralarını sarandır, güvenli bölgesidir. Bunları kaybetmekten korkarız. Empati yapmaz bu gibi durumlarda çoğu kişi çünkü bu maddeleri yaşamak onu körleştirmiştir ve 3 maymunu oynar. Bencilliğin ta kendisidir aslında bu. Bu saydığım madderin kaynaklarını kaybetmekten korkarız bunlar olmazsa yenisini aramak zorlayacaktır belki de bulamayacağızdır.Kısacası genelde kendi mutluluğumuz, isteğimiz ve güvenliğimiz için karşımızdakini düşünmeden hareket ederiz, bencilleşiriz.İnsan zayıftır kendisine her zaman yetemez, insan korkaktır yani bana göre bencildir.
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
Bir gün bir güvercin Tanrı'dan bir istekte bulunmuş:'Uçarken hava bana engel oluyor ve hızlı ilerleyemiyorum, havanın yok olmasını istiyorum.' Tanrı onun bu dileğini yerine getirmiş. Ancak daha sonra güvercin ne kadar kanat çırpsa da uçamamış. Yani bu güvercin aslında özgür düşuncedir. Güvercin ancak hava direnci olunca uçabilir. Mücadele gayesi olmayan özgür düşünce, sanki bir vakum tüpünün içinde kanat çırpan güvercin gibidir, hiçbir zaman uçamaz.