"Bu sade bir insanın esrimesiydi, soğuk ve tekdüze bir hayatın içinde büyüleyici ve uyuşturucu bir düştü. Böyle insanların düşleri, karinaları ani bir çarpmayla bilinmeyen bir sahile vurana kadar, dalgalanan bir haz içinde pırıltılı sakin sularda başıboş dolaşan küreksiz kayıklar gibidir."
"Geçmişlerini arayan, gerçek olmayan o zamanlara içi boş sorular yönelten bu gölgeler kendileri değil miydi? Canlanmak isteyen ama bunu başaramayan gölgeler kendileri değil miydi?"
"Fakat aşk ancak, bedenin karanlıklarında bir cenin gibi acıyla savrulmaktan kurtulup nefes ve dudakları üzerinden kendini açıkladığı, itirafa cesaret edebildiği zaman gerçek aşk olur."