''Buralarda doşalan ruhlar, gerçekten dolaşıyorsanız, daracık yataklarınızda yatmıyorsanız şayet, bu küçük mutluluğu nasip edin bana, ya da yanınıza alın beni; hayatın sevinçlerinden uzağa götürün.''
''Kendine karşı da bu borcun var; zira aşırı üzüntü, gelişime ya da zevke, hatta günlük hayattaki sorumluluklarına engel olur ki, o zaman insan topluma layık olmaktan çıkar.''
''İnsan yüzü görmek istemiyordum; neşe ya da memnuniyet seslerinin tümü işkenceydi benim için. Yalnızlık tek avuntumdu... derin, karanlık ölüm misali yalnızlık.''
''İnsan zihni için, üst üste yaşanan olayların duyguları ayağa kaldırmasının ardından gelerek, ruhu hem ümitten, hem de korkudan azade kılan eylemsizlik ve kesinliğin mutlak sükunetinden daha acı verici bir şey yoktur.''