Dilay

''Buralarda doşalan ruhlar, gerçekten dolaşıyorsanız, daracık yataklarınızda yatmıyorsanız şayet, bu küçük mutluluğu nasip edin bana, ya da yanınıza alın beni; hayatın sevinçlerinden uzağa götürün.''
Sayfa 106·Kitabı okudu
Reklam
''Kendine karşı da bu borcun var; zira aşırı üzüntü, gelişime ya da zevke, hatta günlük hayattaki sorumluluklarına engel olur ki, o zaman insan topluma layık olmaktan çıkar.''
Sayfa 96·Kitabı okudu
''İnsan yüzü görmek istemiyordum; neşe ya da memnuniyet seslerinin tümü işkenceydi benim için. Yalnızlık tek avuntumdu... derin, karanlık ölüm misali yalnızlık.''
Sayfa 95·Kitabı okudu
''İnsan zihni için, üst üste yaşanan olayların duyguları ayağa kaldırmasının ardından gelerek, ruhu hem ümitten, hem de korkudan azade kılan eylemsizlik ve kesinliğin mutlak sükunetinden daha acı verici bir şey yoktur.''
Sayfa 95·Kitabı okudu
''Istırap ve umutsuzluk, ta yüreğimin derinlerine sızmıştı; hiçbir şeyin yok edemeyeceği bir cehennem taşıyordum içimde.''
Sayfa 92·Kitabı okudu
Reklam