Monte Kristo Kontu, en beğendiğim kitaplar arasında ilk beşe girecek bir eser.Bir insanın hem en dibi hem de zirveyi gördüğü en uç noktalardan geçerek,asıl önemli olanın kendi iç huzurunu yakalaması gerektiğini konu alıyor. Kıskançlıkla başlayan bu hikaye, masum insanların zarar gördüğü bir zemin üzerine inşa edilmiştir.
Edmond için bu süreçte üç temel dönüm noktası vardır:
Abbé Faria ile tanışması, Faria’nın ona gerçekleri göstermesi, Edmond’ın eski; iyi, masum ve saf kişiliğindeki ilk kırılma noktasıdır. Bu aynı zamanda intikam duygusunun ilk adımıdır.
İf Şatosundan kaçış ve hazine, hazineyi bulduğu an artık her şeyin değiştiği noktadır. Faria’dan öğrendiği bilgiler ve bu hazine,onun Fernand, Villefort ve Danglars’tan alacağı intikamına hizmet edecek olan araçlardır.
Ve son dönüm noktası ise Edouard’ın ölümü, hiç beklemediği bu olay, vicdanını sorgulamaya başladığı noktadır. O andan itibaren Edmond Dantès için yeniden doğuş süreci başladı. Bu doğuşun ilk adımı da Danglars'ı affetmesiydi.
Eminim ki bu kitabı tekrar okuyacağım benim için bunu hakkeden bir kitap.