"Hicret insanın en çok sevdiği, fakat Allah'ın dininin yaşanmasına engel olduğu zaman vatanın, milletin, ailenin, sosyal sınıfın, makam ve mevkinin Allah'ın dinine hizmet etmek için terk edilmesidir..."
Bizi yaşama bağlayan ne varsa tüm bağlarımızdan inancımız uğruna vazgeçmenin önemi üzerine durulmuş kitapta. Eminim yazması bu durumun zorluğundan çok daha kolay olmuştur. Bireylerin inancı uğruna en sevdiklerinden, ailesinden, kültüründen kopuşu, sonuç olarak da kendine kavuşması yeniden doğuş gibi ... Yolun sonunda mucizevi meyvelere kavuşulsa da yolun zorluğu yıpratıcılığı inkar edilemez. Kitapta bu zorluklardan ziyade yolun güzellikleri üzerinde durulmuş. Ümitvar olmamıza sebep olacak güzel bir eser .
Toprağa ve ruhun derinliklerine doğru yol alma. Artık kalamayacak bir yer olan mekandan ve var olmaya değmez bir durumdan kurtuluş. Muhaceret sadece kişinin doğduğu yerden ayrılması demek değildir aynı zamanda kişinin kendi benliğinden hicret etmesi demektir. İşte İslam'ın gerek ferdi gerek toplumu çürüyüp yok olmaktan kurtarmaları için harekete çağırması böyledir. İslam kişiyi iç aleminde de dış aleminde de inkılaba çağırır. İnsan için durgunluk, donukluk ve hareketsizlik çürümedir, ölümdür.