Ne hissettiğimi bilmiyorum. Boşluğa düştüm diyebilirim. O kadar üzülüyorum ki Martin'e. Anlaşılmak için çabaladı, çabaladı. Pes ettiği yerde herkes onu anladığını, değer verdiğini söyledi. En ihtiyacı olduğu zamanda kapılarını kapatan insanlar onu evine almak için sıraya girdi. Cehalet mutluluktur sözünü hatırlattı bu bana. Eğer hiç Ruth'u tanımasaydı, ona ulaşmak istemeseydi, okumasaydı, kendini geliştirmeseydi bu kadar yalnız kalmazdı. Farkındalık yalnızlığa itti onu. Kendini gerçekleşirtime çabası onun için en sonunda acı bir sona döndü. Yazdıklarının değeri gerçekten anlaşıldı mı merak ediyorum. Yoksa sadece popüler kültürün kölesi miydi onu anladığını iddia eden yayınevleri. Yazar gerçekten kitabı çok güzel yazmış, Martin ile her anı yaşadım gibi. Ve şu anda onun gibi sanki ben de çaresiz, yalnız kalmış hissediyorum.
Martin EdenJack London · Koridor Yayıncılık · 2020135,2bin okunma
Ne kadar hasta olduğumu şu ana kadar anlamamıştım. İçimden bir şeyler uçup gitmiş. Hayattan hiçbir vakit korkmamışımdır ama hayata doyabileceğimi de hiç aklıma getirmemiştim doğrusu. Hayat beni öylesine doyurmuş ki, içimde hiçbir şeyi arzulamak için yer kalmamış. Öyle bir yer olsaydı, oraya seni alırdım, hem de şimdi. İşte, ne kadar hasta olduğumu gör.
Ortada affedilecek bir şey olmadığı vakit affetmek çok kolaydır. Senin yaptığın hiçbir şey affedilmeyi gerektirmiyor. İnsanlar içlerindeki ışığa göre hareket ederler, daha ötesi zaten ellerinden gelmez.