Değil ârâyiş-i dünyâya mâyil kalb-i meksûrum
Füyûzât-ı ilâhiyyenle dil-şâd eyle yâ Rabbi
Şeyh Galip ♥️🌹✨️
Mefâ'îlün/ Mefâ'îlün/ Mefâ'îlün/ Mefâ'îlün
İncinmiş kalbim dünyanın süsüne meyilli değil
Ey Rabbim! Sen onu ilâhî feyizlerinle bahtiyar eyle.
Bir devlet içün çarha temennâda usandık
Bir vasl içün ağyâra müdârâdan usandık
Hicrân çekerek zevk-i mülâkâtı unutduk
Mahmur olarak lezzet-i sahbâdan usandık
Düşdük katı çokdan heves-i devlete amma
Ol dâ'iye-i dağdağa-fermâdan usandık
Dil gamla dahi dest ü girîbândan usanmaz
Bir yâr içün agyâr ile gavgâdan usandık
Nâbî ile ol âfetin ahvâlini nakl et
Efsâne-i Mecnûn u Leylâdân usandık
... Çünkü bir dil metnini sanat yapıtına dönüştüren şey edebiliktir. Edebiyat, günlük dili sanat diline dönüştürürken dilini değiştirir, yeni bir "biçim" içinde yabancılaştırır. Behçet Necatigil, "Solgun bir gül oluyor dokununca" mısraında kelimelerin günlük dildeki sözlük anlamları dışında, başka bir biçimle yeni bir mecaz anlam sağlamıştır.
...
Sevgilinin saçında bulunmak âşıkın gönlünün tek arzusudur. Gönül güherdür. Oltasından delinerek bir ipe dizilirler. Silk, dizi ve sıra demektir. Ayrıca yol, tarîk ve iplik anlamına da gelir. Saçın, inci boncuk gibi şeylerle süslenmesi geleneği, bugün de Anadolu'nun birçok yerinde sürmektedir. Âşıkın gönlünün, sevgilinin tel gibi ince saçlarına takılabilmesi, aşk ipliğine dizilmesine bağlıdır:
Dilün güher gibi del silk-i iska gir Nev'î
Takılmak ister isen târ-ı zülf-i canana (G.433.5)