Fatiha' da doğru yolun yolcularının zikredilmesiyle o yola koyulan kimsenin
hissedeceği yalnızlık duygusu giderilmiş ve mesafe katetmeye ve onlara yetişmeye
teşvikte bulunulmuştur.
Allah, sapkın kimselere, ileri sürebilecekleri hiçbir bahane bırakmayan doğru yolu gösterme anlamındaki hidayeti vermiş, fakat hakkı bilip onu uygulama anlamındaki hidayeti ise vermemiştir. Onlara doğru yolu göstermesi, adaletinin; hidayet vermemesi ise hikmetinin gereğidir. Doğru yolu bulamama konusunda
uydurabilecekleri hiçbir mazeret bırakmayan hidayeti onlara göstermiş, layık olmadıkları
hakkı bilip uygulama özelliğini ise onlardan esirgemiştir.
Ömer (r.a.), cahiliyeyi insanlara tanıtmaya çok istek duyuyordu. Cahiliye'nin tanıtılması dini bir görev değildi, ama islam'ın öğretilerinin ve ıslah ettiği şeylerin anlaşılması, dinin içinden çıkarmaya ve kökünü kurutmaya çalıştığı
karanlıkların ve haksızlıkların idrak edilmesi açısından büyük önem taşıyordu.
Ömer (r.a.) diyor ki: "Cahiliye'yi tanımayanlar, Müslümanlar arasında çoğalınca, islam'ın gücü gevşemeye zayıflamaya başlar.