Ülkede susamdan daha fazla simit sarayı, fincan sayısından daha fazla kahve dünyası, bulgur tanesinden fazla çiğköfteci, kitaptan fazla kitap yazarı, öğrenci sayısından fazla atanamayan öğretmen, insan sayısından fazla umutsuz insan var..
"Bir binanın konut olması onu kendiliğinden yuva yapmıyorsa o zaman bir vücut da kendiliğinden yuvan olamaz. Derimin altında, kendimi daima bir yabancı gibi hissettim."
"Herkesin bana ne kadar güçlü olduğumu söylemesinden usandım. Güçlü mü? Ben mi? Ben sadece güçlüymüş gibi davranıyorum çünkü bu düşünmemi önlüyor, mecburen annesiz geçecek hayatımı."
"Bir görüntü:
Gözlerinin altı fazla uyumaktan veya hiç uyuyamamaktan morarmış bir kız.
Kucağında sürekli uyuklayan küskün bir kediyle bir kız.
Gözü yığınlar halinde bütün etrafını çeviren, en sevdiği kitaplarını dahi görmeyen bir kız.
Ağlayacak cesareti bir türlü bulamayan bir kız.
Çünkü sonunda ağlarsa bunlar sahiden olmuş demektir."