Hikmet çağıldıyor:
<<<Ey insanlar!..
<<<Geliniz, dinleyiniz, belleyiniz!..
<<İbret alınız!..
<<Yaşayan ölür, ölen fenâ bulur...
<<<Olacak neyse olur.
<<Yağmur yağar, otlar biter; çocuklar doğar, annelerinin ve babalarının yerini alır. Derken hepsi silinip gider.
<<<Olayların ardı arası kesilmez. Hepsi birbirini kovalar.
<<<Kulak tutunuz, dikkat kesiliniz; gökte haber, yerde ibret alınacak işaretler var...
<<<Yeryüzü bir büyük divan, gökyüzü bir yüksek tavan... Yıldızlar yürür, sular durur... Gelen kalmaz, giden gelmez.
<<<Acaba vardıkları yerden hoşnut olup da mı kalıyorlar? Yoksa orada kalıp da uykuya mı dalıyorlar?
<<<Yemin ederim, yemin ederim ki, Allah'ım indinde bir din vardır ki, şimdi içinde bulunduğumuz dinden daha sevgi-lidir.
<<Ve Allah'ın gelecek bir Peygamber'i vardır ki, gelmesi pek yakındır. Gölgesi başımızın üstünde...
<<<Ne mutlu o kimseye ki, O'na iman eder; O da kendisi-ne hidayet...
<<<O'na isyan ve düşmanlık edecek olana da eyvah!..
<<Ömürleri gafletle geçen topluluklara eyvahlar olsun!..
<<<Ey insanlar!..
<<Hani ya babalar, dedeler, atalar?.. Nerede soy-sop?..
<<<Hani ya süslü saraylar ve mermer binalar yükselten Âd ve Semûd milletleri?..
<<Hani ya, dünya varlığından gururlanıp da:
- Ben sizin en büyük rabbiniz değil miyim, diyen Fira-vun ve Nemrut?..
<<<Onlar zenginlikçe, kuvvet ve kudretçe sizden çok üstündüler. Ne oldular?
<<Toprak onları değirmeninde öğüttü, toz etti, dağıttı. Kemikleri bile eriyip gitti. Çatıları yıkılıp süpürüldü. Şimdi onların mekânlarını köpekler şenlendiriyor.
<<Sakın onlar gibi gaflete düşmeyin, onların yolundan gitmeyin!
<<Her şey fani; bâki olan Allah... Ortaksız ve benzersiz, mutlak bir Allah... Tapınılacak ancak O... Doğmuş ve doğur-muş olmaktan münezzeh Allah...
<<<Evet, evet...
<<<Olup bitenlerde, gelip geçenlerde,