Elinden malına mülkünü, varını yoğunu alsalar, bundan ölmezsin. Bunları yine edinebilirsin. Ama senin onurunu kırar, ruhunu öldürürlerse, işte buna çare yoktur.
İnsan yalnız Allaha sırt çevirmez, yalnız O’na küsemez. Allah ölüm verirse, bu, hayatının sona ermesi demektir. Çünkü insan doğar ve vakti gelince ölür. Bunun dışında, bu dünyada olan her şeyin hesabı sorulur!
Buluşma yerine üç gün geç kalarak gelen ortağını, aynı yerde üç gün bekleyen Kâinatın Efendisinin ahlâkını anlayabilmek için, işte, O'nun ahlâkına tevarüsten başka bir şey olmayan velîliğin bir mensubuna ait vak'a:
Velî, kendisine <<Birazdan gelirim» diye söz verip ayrılan birini, kar ve yağmur altında günlerce bekliyor:
Ona soruyorlar:
Sen deli misin? Hâlâ gelmeyeceğini anlamıyor musun?.. Ne bekliyorsun kar ve yağmur altında?
Diyor ki, velî:
- Eğer buradan ayrılacak olursam, arkadaşıma yalancılık isnad etmiş olurum. Onun için bekliyorum!
Bu ahlâk, velînin değil, velîlikle beraber her şeyin aslî sahibi bizzat O'nundur.
Allah Resul’ünün anneden ve babadan öksüz kalışlarındaki hikmeti, Cafer-i Sadık Hazretleri belirtiyor:
- Üzerinde hiçbir kul hakkı kalmasın diye böyle oldu.