Orada öyle çakılmış gibi dururken, bun benzer yüzlerce masanın, binlerce dost insanın önünden bir kez bile bakmayı düşünmeden, sadece kendi dar elit çevrem içindeki başarıya veya takdire önem verecek geçip gittiğim onca yılın kayıtsızca kibrinin kefaretini ödedim ve yaşadığım şu dışlanmışlık halinde ihtiyaç duyduğum dolaysız iletişimin, o iddiasız sözcüklerin etrafının içimde sımsıkı örülmüş olduğunu hissettim!
İlk kez iyiliğin ve kötülüğün insanın içinde yaratabileceği haz adına ne varsa hepsini hissettim, fakat benim nerelere vardığımı asla bilemeyeceksiniz, beni asla tanımayacaksınız: Ey siz insanlar, siz benim sırrımı nereden bileceksiniz!