Su

Su
@_Nymph_
Bırak gitsin. Bırak git. Yeniden doğuyorum. Küllerimden değil; maviliğimden yeniden doğuyorum.
Bilgisayar
Üniversite
1 Şubat 2005
62 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
"Kimsenin seni bir daha yakmasına izin vermem,” diyor gözlerini yüzüme çevirip. "Uyu hadi." "Yine öldün Aral," diyorum çok acı çekerek. "Ben çok üzülüyorum." "Senin kafasının içi savaş yeri Lina," diye fısıldadığını duyuyorum. "Düşmanın seni içeriden fethetmiş ve sen bunu hatırlamasan bile bu seni çok incitmiş. Zihninde birikmiş haksız savaşının izleri, ruhuna işlemiş." İç çekiyor. "Yakmışlar seni, diye ağlıyorsun. Bu hiç adil değil cennet çiçeği. Çünkü beni en çok sen yakıyorsun."
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
İnsan zihni bir okyanus... Derinlikleri var, katmanları var. Karanlık, soğuk ve ağır. Ne kadar derine inebileceğin göğüskafesine uygulanan basınca ve senin bunu ne kadar kaldırabileceğine bağlı. Derinlere inmek her zaman iyi değildir çünkü insan zihni hiçbir zaman iyi olanı itmez derinlerine. Bazı anıların karanlıkta kalması gerekir. Eğer bilmeden dalarsan zihninin içine sağ çıkmayabilirsin oradan, karanlık geçmişinden vurgun yemen işten bile değildir.
"İlk görüşte aşka inanmaz mısın?" diye sordu dümdüz bir sesle. "Bilmem... Başıma gelmedi hiç." "Ben inanıyorum galiba," dediğinde şaşırdım. "Sen mi?" "Neden şaşırdın?" Omuz silktim yavaşça. "İhtimaller ihtimaller, diye gezen akılcı birinden beklenmeyecek bir hareket değil mi sence de? Bir kadına görünüşüyle tutulabileceğini düşünmek garip." "Aşık olmamışsın hiç." Canımı sıkmıştı bu cümlesi. "Aşkın mantıkla işi olmaz,” dedi kafasını iki yana sallayıp. "Düşerse gönlüne, aklını alır."
Güven keskin bir bıçak ve her silahın, dönüp sahibine zarar verme potansiyeli var. O bıçak bir gün sana dönerse keskinleştirdiğin kadar kesecek etini ve o bıçak bir gün mutlaka sana dönecek. Herkes güvendiği kadar öder bedelini. Bana böyle öğretilmedi, ben ödediğim bedellerle öğrendim bu gerçeği. Benim bıçağım kemiğime dayanmaktan köreldi. O bıçak kaç kez bana çevrildi, bilmiyorum. Bırakmıştım insanlara güvenmeyi, bileylemiyordum bıçağımı artık çünkü eninde sonunda sırtımdı yeri. Şüpheci kişiliğimi ben almadım üzerime, hayat bana zorla giydirdi. Kimseye güvenmemek, kendimi koruma yöntemimdi, en azından kendime zarar vermiyordum. Hayal kırıklığı yaşamıyordum. Zordu ama devam ediyordum bir şekilde, idare ediyordum.
"Sen bilmediğin bir denizdesin ama ben en dibindeyim o denizin, yerlisiyim. Senin aklına gelen ihtimallerin derinliği benim aklıma gelen ihtimallerin karanlığına erişemiyor henüz ve ben o karanlığa ne kadar maruz bırakmalıyım seni, emin değilim. Hepsi bu."