Su

Su
@_Nymph_
Bırak gitsin. Bırak git. Yeniden doğuyorum. Küllerimden değil; maviliğimden yeniden doğuyorum.
Bilgisayar
Üniversite
1 Şubat 2005
63 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
"Yardım edeceksin bulmama," dedi kız bir şeylerden emin olmak ister gibi. "Edeceğim güzelim. Edeceğim." Maya Efnan'ın duruşu değişti. Bir şekilde daha tehlikeli, daha kararlı gözükmüştü. "Anladığını sanmıyorum." Fetih Yargıcı, kaşlarını çatarak kıza döndü. "Senden değil," dedi Maya herkesin toplandığı koridorun ucunda. Üzerine toplanan bakışları, sırtına atılan ateşten birer ok gibi hissedebiliyordu. "Kumral'dan değil," diye tekrar etti. "Fetih Yargıcı'dan yardım istiyorum." Yeniden boş gözlerle gülümsedi. "Herkesin sandığı gibi ateşle su değiliz biz." O yabani gülümseme, gölgeli bir aydınlanmayla yüzüne sindi. "Ateşle barut gibiyiz ve cehennemin intikamı, benim kanımda kaynıyor."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Bugün ölmedim," dedi dudaklarının arasından zorlanarak. Dizlerinin üzerinde durabilecekmiş gibi gözükmüyordu. "Başka bir gün ölebilmek için." Derin bir nefes verirken titredi. "Ve..." diye duraksadı. "Bunu yapanı, yardım edeni, bileni, ilgisi olanı, bu işin içine kıyısından dahi bulaşanı..." Sesi gitgide yükseldi. "Doruk'un," dedi gözyaşları çenesine doğru akarken ismi söylemesiyle birlikte, bir kez daha sızladı kalbi. Tekrar konuşabilmek için yutkundu. "Bugün ölmedim, Doruk'un bu gece göz göze dahi geldiği herkesi öldürmek için." Sesi, nihai kovalamacanın ardından kendini bulduğunda, kalan son gücünü parmak uçlarında toplayarak aydınlık koridorda ilerlemeye koyuldu. Kafasının içinde durmaksızın bağıran o yanını aradı ama gölgelerin diğer tarafındaki yanı, gölgelerin kendisine karışmış kadar sessizdi. Maya Efnan, kendi kendine gülümsemek istedi, içinde bir yerde acımasız bir yan vardı ama şu an öyle şiddetli bir acının içindeydi ki o tarafı bile korkudan geri çekilmişti. Çünkü sevgiyle yıkanmış acının bu denli kudretlisiyle hiç kimse baş edemezdi.
Maya Efnan, yüzünde hüzünlü bir gülümsemeyle suyun altından gökyüzüne baktı. Ölmeden önce görmek istediği tek şeyi, gökyüzünün maviliğini aradı ama bulamadı karanlığın içinde. Daha da acıdı canı. Acıdıkça gözleri parladı. Gözleriyle birlikte, gökyüzünde mavi bir şimşek çaktı. Kız, daha çok gülümsedi. Gözlerini kapatarak, suyun yavaş yavaş ciğerlerine dolmasına izin verdi. Adam yutkundu, kız nefesini verdi. Adamın gözleri sızladı, kızın dudağının kenarı kıvrıldı. Adamın olmayan kalbi sızladı, kız, kusurlu kalbinin yolunu kaybetti. Adam bir uçurumun eşiğinde hissetti, kız uçurumdan düşmüş gibi. Adam gözlerini kaçırdı, kızın gözleri kurtulmak için haykırdı. Adam eldivenlerini eline geçirdi, kız dudağını kanattı ısırmaktan. Adam dudağından akan zehre baktı, kızın kurşuna ihtiyacı yoktu. Adam zaten ölmüştü, kız ölüp ölüp dirilmiş. Adam zırhını kuşandı, kız bir an bile karşı koymadı. Adam bir ateş yaktı, kız çıplak ayaklarla yürüdü üstünde. Adam eldivenlerini eline geçirdi, kız dudağını kanattı ısırmaktan. Adam dudağından akan zehre baktı, kızın kurşuna ihtiyacı yoktu. Adam zaten ölmüştü, kız ölüp ölüp dirilmiş. Adam zırhını kuşandı, kız bir an bile karşı koymadı. Adam bir ateş yaktı, kız çıplak ayaklarla yürüdü üstünde. Adam günahlarının bedelini düşündü, kız masumiyetin çoktan ziyan edildiğini. Adam kıza vazgeç der gibi baktı, kız cesaretlendirmek ister gibi gülümsedi. Adam toprak yutmuş gibi hissetti, kız toprağın altında kalmış gibi. Gecenin en derinliklerinden, küçük bir çocuğun çığlığı ulaştı kulaklarına. Maya Efnan'ın çocukluğu can çekişti, artık ulaşamayacakları bir yerde. Ve kurtaracak kimse kalmadığı gerçeğinin sızısı...
Birisi beni karanlığa mahkûm etmişti ama bu öyle bir karanlıktı ki sanki karanlığın ötesine; ölümün zirvesine ulaşmış gibiydim. Soyut bir yalnızlık hissediyordum. Beni olduğum yerde kıvrandıran bir yalnızlık... Yalnızlığın bu tonunu, hiç kimsenin bilmediğine emindim. Bu öyle bir yalnızlıktı ki insan ölse ve ansızın girse o tabutun içine, bu kadar terk edilmiş hissedemezdi. Bu, onun tarafından bırakılmış bir yalnızlıktı ve diğer tüm acılar, bunun kıyısından bile gecemezdi. Canının acısı bitmişti sanki. Canı yanmıyordu. Geriye yanacak bir canı kalmamıştı. Biri canından bir parçayı, ellerini göğüs kafesinden geçirerek almıştı. Ruhu sızlamıştı. Biri kalbinden, çocukluğunu söküp almıştı. Maya Efnan öyle sanmıyordu, o gece hava her zamankinden daha karanlıktı.
"Günün sonunda," dedi. Kelimeler kulağıma ulaşıyordu ama bütün dünyayla birlikte, onların da anlamı gitgide silikleşiyordu. Islak kumlara yazılmış yazılar gibi... Dalganın vuruşuna kadar oradaydılar. Telefon kulağımdan düştü. Zihnim, onlarca parçaya daha bölündü. Sözcükleri bir yerden bulup çıkardım. Zamandan daha geriye gittikçe, başladığı sözlerin devamı zihnimde peyda oluyordu. Günün sonunda muhtemelen ben orada olacağım. Bunu durdurmak için elimden geleni yapıyor olacağım. Ve söz veriyorum gece saçlı kız, ne istersen onu yapacağım... Ne için olmamı istersen, onun için olacağım. Sarılmak için uyanmanı istediğim o kâbustan. Üzerimde kocaman bir yıkılmışlık hissettim. O an, bir şimşek çaksa ve üzerime şiddetli bir yıldırım düşse, bu kadar kontrolümü kaybedemezdim. O an, yer yarılsa ve beni içine alsa, bu kadar kaybolmuş hissedemezdim.